Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu, Türkiye’nin yapay zekâ alanında geride kalmaması için yüksek teknoloji yatırımlarını artırması, gerekli dijital ve hesaplama altyapısını kurması ve eğitim sisteminde yapay zekâya daha fazla ağırlık vermesi gerektiğini söyledi. Acemoğlu, 6 Ekim 2026’da İstanbul Fintech Week kapsamında yaptığı değerlendirmelerde yapay zekânın yalnızca otomasyon ve çalışanların yerine geçme amacıyla kullanılmasının eşitsizliği artırabileceğini savundu.
Daron Acemoğlu Türkiye için ne önerdi?
Acemoğlu’nun temel önerisi, Türkiye’nin yapay zekâ için altyapı ve eğitim yatırımlarını artırması yönünde. CNBC-e’ye yaptığı açıklamada Türkiye’nin yapay zekâ alanında yeterli kaynağa sahip olmadığını belirten Acemoğlu, gelişmiş modellerin tek başına yeterli olmadığını ve şirketlerin bu teknolojileri verimli biçimde kullanmakta zorlandığını ifade etti.
Acemoğlu, eğitim sisteminin de yapay zekâ çağının ihtiyaçlarına göre güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ancak ihtiyaç duyulan yatırımın parasal büyüklüğü veya belirli bir kamu bütçesi açıklamadı.
“İşçi dostu yapay zekâ” ne anlama geliyor?
Acemoğlu, yapay zekânın yalnız çalışanların yaptığı görevleri otomatikleştirmeye yönelmesi yerine insanların yetkinliklerini artıran, çalışanları destekleyen ve yeni görevler yaratabilen bir yapıya yönelmesi gerektiğini savunuyor.
Bu yaklaşımı “işçi dostu yapay zekâ” çerçevesinde ele alan Acemoğlu, otomasyonun tamamen reddedilmesini değil, teknolojinin insan emeğini tamamlayan biçimde tasarlanmasını öneriyor. Dünya Bankasının 2026 ABCDE etkinliğindeki konuşmasında da benzer şekilde mevcut otomasyon odaklı rotanın özellikle gelişmekte olan ülkelerde iş yaratma, eşitsizlik ve yoksulluk açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
İşsizlik için hangi uyarıyı yaptı?
Acemoğlu, 4 Ekim 2026 tarihli CBS News 60 Minutes röportajında mevcut yönelim değişmez ve gerekli önlemler alınmazsa işsizliğin önümüzdeki on yılda üç katına çıkabileceği yönünde bir risk değerlendirmesi yaptı.
Bu ifade kesinleşmiş bir resmî ekonomik tahmin değil, Acemoğlu’nun mevcut yapay zekâ ve otomasyon eğilimlerinin sürmesi koşuluna bağladığı bir uyarı. Aynı röportajda yapay zekâ modellerini geliştirmek ve eğitmek için ortaya çıkacak yeni işlerin, otomasyon nedeniyle ortadan kalkabilecek işlerin tamamını telafi edeceği görüşüne katılmadığını belirtti.
Yapay zekânın başka hangi risklerine dikkat çekti?
Acemoğlu, yapay zekânın yalnız istihdam üzerindeki etkileriyle değil, gelir eşitsizliği ve demokrasinin zayıflaması gibi daha geniş toplumsal sonuçlarla da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ona göre teknoloji politikalarının temel sorusu yalnız daha güçlü modeller geliştirmek değil, bu sistemlerin kimlerin üretkenliğini artırdığı ve ekonomik faydanın toplum içinde nasıl dağıldığı olmalı.
Daron Acemoğlu kimdir?
Daron Acemoğlu, Massachusetts Institute of Technology’de Institute Professor olarak görev yapan ekonomisttir. 2024 Nobel Ekonomi Ödülü’nü Simon Johnson ve James A. Robinson ile birlikte kurumların nasıl oluştuğu ve refahı nasıl etkilediğine ilişkin çalışmaları nedeniyle kazandı.
6 Ekim’deki İstanbul açıklamaları Türkiye’nin yapay zekâ altyapısı ve eğitim politikalarına odaklanırken, işsizliğin üç katına çıkabileceği yönündeki değerlendirme 4 Ekim’de yayımlanan ayrı CBS News röportajından geliyor. İki açıklamanın tarih ve bağlamı birbirinden ayrılmalı.